الشَّخْصُ الْجَبَانُ يَتْرُكُ أَصْدِقَائَهُ وَحْدَهُمْ فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ.
Namert bir insan, zor zamanlarda arkadaşlarını yalnız bırakır.
الشَّخْصُ الْجَبَانُ يَتْرُكُ أَصْدِقَائَهُ وَحْدَهُمْ فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ.
Namert bir insan, zor zamanlarda arkadaşlarını yalnız bırakır.
إِنَّهُ لَئِيمٌ لِلْغَايَةِ، وَلَا يَتَرَدَّدُ فِي التَّآمُرِ مِنَ الْخَلْفِ.
O kadar namert ki, arkadan iş çevirmekten çekinmiyor.
ابْتَعَدَ الْجَمِيعُ عَنْهُ بِسَبَبِ سُلُوكِهِ غَيْرِ الشَّهْمِ.
Namert davranışı yüzünden herkes ondan uzaklaştı.