تُحَافِظُ الْمَرْأَةُ الْعَفِيفَةُ عَلَى عِفَّتِهَا وَتَتَجَنَّبُ السُّلُوكَ السَّيِّئَ.
Namuslu bir kadın, iffetini korur ve kötü davranışlardan kaçınır.
تُحَافِظُ الْمَرْأَةُ الْعَفِيفَةُ عَلَى عِفَّتِهَا وَتَتَجَنَّبُ السُّلُوكَ السَّيِّئَ.
Namuslu bir kadın, iffetini korur ve kötü davranışlardan kaçınır.
الشَّخْصُ الشَّرِيفُ يَقُولُ دَائِمًا الحَقِيقَةَ وَيَتَصَرَّفُ بِنَزَاهَةٍ.
Namuslu bir insan, her zaman doğruyu söyler ve dürüst davranır.
الْمُوَظَّفُ النَّزِيهُ لَا يَقْبَلُ الرَّشَاوَى وَيُؤَدِّي وَاجِبَهُ عَلَى أَكْمَلِ وَجْهٍ.
Namuslu bir memur, rüşvet almaz ve görevini layıkıyla yapar.
نَقِيّ العِرْض، طَاهِر الذَّيْل، مُتَعَفِّف، حَصَان