nankör

لَقَدْ سَاعَدْتُهُ كَثِيرًا وَلَكِنَّهُ كَانَ جَاحِدًا لِلْجَمِيلِ، لَمْ يَشْكُرْنِي أَبَدًا.

Ona o kadar yardım ettim ama çok nankör çıktı, hiç teşekkür etmedi.

مِنَ الْأَفْضَلِ الِابْتِعَادُ عَنِ الْأَشْخَاصِ النَّاكِرِينَ لِلْجَمِيلِ، لِأَنَّهُمْ يَنْسَوْنَ الْإِحْسَانَ.

Nankör insanlardan uzak durmak en iyisi, çünkü iyiliği unuturlar.

قَدْ يَكُونُ الْأَطْفَالُ غَيْرَ مُمْتَنِّينَ فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ، لَكِنْ يَجِبُ أَنْ نُعَلِّمَهُمُ الِامْتِنَانَ.

Çocuklar bazen nankör olabilirler, ama onlara minnettarlığı öğretmeliyiz.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler