narin

تُعْتَبَرُ الزُّهُورُ الرَّقِيقَةُ بِمَثَابَةِ نَذِيرِ الرَّبِيعِ وَتُسْعِدُ النَّاسَ.

Narin çiçekler, baharın müjdecisi olarak kabul edilir ve insanları mutlu eder.

كَانَ جِلْدُ الطِّفْلِ نَاعِمًا جِدًّا لِدَرَجَةِ أَنَّنِي لَمْ أَسْتَطِعْ مُقَاوَمَةَ لَمْسِهِ.

Bebeğin cildi o kadar narindi ki, dokunmaya kıyamıyordum.

كَانَ الْجَمِيعُ يَسْتَمْتِعُونَ بِالِاسْتِمَاعِ إِلَيْهِ لِأَنَّهُ تَحَدَّثَ بِنَبْرَةِ صَوْتٍ لَطِيفَةٍ.

Narin bir ses tonuyla konuştuğu için herkes onu dinlemekten keyif alıyordu.

Eşdizimler