nazır

كَانَتْ هُنَاكَ نَافِذَةٌ مُشْرِفَةٌ عَلَى الْغُرْفَةِ.

Odaya nazır bir pencere vardı.

كَانَ الْمَنْزِلُ فِي مَوْقِعٍ مُطِلٍّ عَلَى الْبَحْرِ.

Ev, denize nazır bir konumdaydı.

وَزِير — وُزَرَاء

أَدْلَى الْوَزِيرُ بِبَيَانٍ حَوْلَ الْمَشَارِيعِ الْجَدِيدَةِ.

Nazır, yeni projeler hakkında açıklama yaptı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler