أُمِّي اشْتَرَتْ لِي خَرَزَةً زَرْقَاءَ، وَأَنَا أَحْمِلُهَا مَعِي دَائِماً.
Annem bana nazar boncuğu aldı, onu hep yanımda taşıyorum.
أُمِّي اشْتَرَتْ لِي خَرَزَةً زَرْقَاءَ، وَأَنَا أَحْمِلُهَا مَعِي دَائِماً.
Annem bana nazar boncuğu aldı, onu hep yanımda taşıyorum.
يَعْتَقِدُ بَعْضُ النَّاسِ أَنَّ التَّمِيمَةَ تُبْعِدُ الطَّاقَةَ السَّيِّئَةَ.
Bazı insanlar nazar boncuğunun kötü enerjiyi uzak tuttuğuna inanır.
حَجَرُ الْحِمَايَةِ هُوَ رَمْزٌ يُعْتَقَدُ أَنَّهُ يَحْمِي الشَّخْصَ الَّذِي يَرْتَدِيهِ مِنَ النَّظَرَاتِ السَّيِّئَةِ.
Nazar boncuğu, takan kişiyi kötü bakışlardan koruduğuna inanılan bir semboldür.
عَيْنٌ زَرْقَاءُ، تَعْوِيذَة، خَرَزَة، تَعْوِيذ