كَانَ فِي رَأْيِ الْجَمِيعِ طَالِبًا نَاجِحًا جِدًّا.
O, herkesin nazarında çok başarılı bir öğrenciydi.
كَانَ فِي رَأْيِ الْجَمِيعِ طَالِبًا نَاجِحًا جِدًّا.
O, herkesin nazarında çok başarılı bir öğrenciydi.
بِالنِّسْبَةِ لِي، هَذَا الْقَرَارُ لَيْسَ صَحِيحًا جِدًّا.
Benim nazarımda bu karar çok doğru değil.
فِي نَظَرِهِ، كَانَ الْمَالُ أَهَمَّ مِنْ أَيِّ شَيْءٍ آخَرَ.
Onun nazarında para her şeyden daha önemliydi.