أَبْهَجَتِ الْهَدِيَّةُ الطِّفْلَ كَثِيرًا.
Hediye çocuğu çok neşelendirdi.
أَبْهَجَتِ الْهَدِيَّةُ الطِّفْلَ كَثِيرًا.
Hediye çocuğu çok neşelendirdi.
أَعْدَدْتُ لَهُ طَبَقَهُ الْمُفَضَّلَ لِأُسْعِدَهُ، فَكَانَ سَعِيداً جِدّاً.
Onu neşelendirmek için en sevdiği yemeği hazırladım, çok mutlu oldu.
أَعْطَيْتُ الْأَطْفَالَ بَالُونَاتٍ لِأُفْرِحَهُمْ، فَفَرِحُوا كَثِيراً.
Çocukları neşelendirmek için onlara balonlar verdim, çok sevindiler.
أَضْحَكَ، أَدْخَلَ بَهْجَة، رَفَّهَ عَنْ نَفْسِهِ، رَفَّهَ، أَطْرَبَ، بَهَّجَ