neşelenmek

ابْتَهَجَ الْأَطْفَالُ كَثِيراً عِنْدَمَا تَلَقَّوُا الْهَدِيَّةَ، وَكَانُوا سُعَدَاءَ جِدّاً.

Hediye alınca çocuklar çok neşelendi, çok mutlu oldular.

فَرِحْتُ كَثِيراً عِنْدَمَا عَلِمْتُ أَنَّنِي اجْتَزْتُ الِامْتِحَانَ، وَكُنْتُ سَعِيداً جِدّاً.

Sınavı geçtiğimi öğrenince çok neşelendim, çok mutlu oldum.

اِنْشَرَحَ صَدْرُهَا عِنْدَمَا رَأَتْ أَصْدِقَاءَهَا.

Arkadaşlarını görünce neşelendi.

İlişkili Kelimeler