النَّدْبَةُ عَلَى وَجْهِهِ كَانَتْ ذِكْرَى لِحَادِثِ الْمُرُورِ الَّذِي تَعَرَّضَ لَهُ.
Yüzündeki nedbe, geçirdiği trafik kazasının bir hatırasıydı.
النَّدْبَةُ عَلَى وَجْهِهِ كَانَتْ ذِكْرَى لِحَادِثِ الْمُرُورِ الَّذِي تَعَرَّضَ لَهُ.
Yüzündeki nedbe, geçirdiği trafik kazasının bir hatırasıydı.
بَدَأَ أَثَرُ الْجُرْحِ الْمُتَبَقِّي بَعْدَ الْجِرَاحَةِ فِي التَّلَاشِي مَعَ مُرُورِ الْوَقْتِ.
Ameliyat sonrası kalan nedbe zamanla solmaya başladı.
بَقِيَتْ عَلَامَةُ الْجُرْحِ عَلَى جِلْدِهِ نَتِيجَةَ سُقُوطِهِ عِنْدَمَا كَانَ طِفْلًا.
Cildindeki nedbe, çocukken düşmesinin bir sonucu olarak kaldı.