إِنَّهُ بَخِيلٌ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ لَا يُعْطِي شَيْئًا لِأَحَدٍ.
O kadar nekes ki, kimseye bir şey vermez.
إِنَّهُ بَخِيلٌ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ لَا يُعْطِي شَيْئًا لِأَحَدٍ.
O kadar nekes ki, kimseye bir şey vermez.
مِنَ الصَّعْبِ جِدّاً التَّعَامُلُ مَعَ شَخْصٍ شَحِيحٍ.
Nekes bir insanla iş yapmak çok zordur.
تَعِيشُ عَائِلَتُهُ فِي وَضْعٍ صَعْبٍ لِأَنَّهُ مُقَتِّرٌ.
Nekes olduğu için ailesi zor durumda yaşıyor.