nektar

يَجْمَعُ النَّحْلُ الرَّحِيقَ مِنَ الزُّهُورِ لِصُنْعِ الْعَسَلِ.

Arılar, çiçeklerden nektar toplayarak bal yaparlar.

هَذَا الْعَصِيرُ مَصْنُوعٌ مِنْ رَحِيقٍ طَبِيعِيٍّ.

Bu meyve suyu, doğal nektardan yapılmıştır.

كَانَ الْآلِهَةُ يُحَقِّقُونَ الْخُلُودَ بِشُرْبِ الشَّرَابِ.

Tanrılar nektar içerek ölümsüzlüğe kavuşurlardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler