nereden nereye

يَا لَلْعَجَبِ، مَنْ كَانَ يَظُنُّ أَنَّهُ سَيُحَقِّقُ هَذَا النَّجَاحَ الْكَبِيرَ فِي مِثْلِ هَذِهِ الْفَتْرَةِ الْقَصِيرَةِ؟

Nereden nereye, bu kadar kısa sürede bu kadar başarılı olacağını kim bilebilirdi ki?

يَا لَهُ مِنْ تَغْيِيرٍ، انْتَقَلُوا مِنْ كُوخٍ قَدِيمٍ إِلَى الْعَيْشِ فِي قَصْرٍ فَاخِرٍ الْآنَ.

Nereden nereye, eski püskü kulübeden şimdi lüks bir malikanede yaşıyorlar.

Eşdizimler