وَضَّحَ المُدِيرُ خُطَّتَهُ فِي الاِجْتِمَاعِ.
Müdür toplantıda planını netleştirdi.
وَضَّحَ المُدِيرُ خُطَّتَهُ فِي الاِجْتِمَاعِ.
Müdür toplantıda planını netleştirdi.
يَجِبُ أَنْ نُحَدِّدَ مَوْعِدَ السَّفَرِ.
Yolculuk tarihini netleştirmemiz gerekiyor.
أَوْضَحَتِ الحُكُومَةُ مَوْقِفَهَا مِنَ القَضِيَّةِ.
Hükümet konuyla ilgili tutumunu netleştirdi.