nişan

أُقِيمَتْ حَفْلَةُ الْخِطْبَةِ فِي بَيْتِ الْعَائِلَةِ.

Nişan töreni ailenin evinde yapıldı.

نِيشَان — نَيَاشِين

قَدَّمَ الرَّئِيسُ النِّيشَانَ الْحُكُومِيَّ لِلرِّيَاضِيِّ النَّاجِحِ.

Cumhurbaşkanı, başarılı sporcuya devlet nişanı takdim etti.

وِسَام — أَوْسِمَة

قَلَّدَ الرَّئِيسُ الْفَنَّانَ وِسَامَ الِاسْتِحْقَاقِ فِي حَفْلٍ كَبِيرٍ.

Cumhurbaşkanı, büyük bir törenle sanatçıya liyakat nişanı takdim etti.

Ayrıca: خُطُوبَة، عَلَامَة

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler