نِيَّة — نَوَايَا
كَانَتْ نِيَّتُهُ فِي الْقِيَامِ بِهَذَا الْعَمَلِ وَاضِحَةً وَصَادِقَةً لِلْغَايَةِ، وَلَمْ يَشُكَّ أَحَدٌ.
Onun bu işi yapmaktaki niyeti çok açık ve dürüsttü, kimse şüphe duymadı.
كَانَتْ نِيَّتُهُ فِي الْقِيَامِ بِهَذَا الْعَمَلِ وَاضِحَةً وَصَادِقَةً لِلْغَايَةِ، وَلَمْ يَشُكَّ أَحَدٌ.
Onun bu işi yapmaktaki niyeti çok açık ve dürüsttü, kimse şüphe duymadı.
حَاوَلْنَا فَهْمَ مَا هُوَ قَصْدُهُ الْحَقِيقِيُّ مِنْ خِلَالِ تَصْرِيحَاتِهِ، لَكِنَّنَا لَمْ نَنْجَحْ كَثِيرًا.
Yaptığı açıklamalarla asıl kastının ne olduğunu anlamaya çalıştık, ama pek başarılı olamadık.
عِنْدِي عَزْمٌ عَلَى السَّفَرِ هَذَا الصَّيْفَ.
Bu yaz seyahat etmeye niyetim var.
مُرَاد، مَأْرَب، تَقَصُّد، غَرَض، رَوْم، مَقْصِد، اِعْتِزَام، طَوِيَّة، اِنْتِوَاء