دَخَلَ الْجُنُودُ الثُّكْنَةَ مِنْ بَوَّابَةِ الْقِيَادَةِ وَبَدَأُوا مَهَامَّهُمْ.
Askerler, nizamiye kapısından geçerek kışlaya giriş yaptılar ve görevlerine başladılar.
دَخَلَ الْجُنُودُ الثُّكْنَةَ مِنْ بَوَّابَةِ الْقِيَادَةِ وَبَدَأُوا مَهَامَّهُمْ.
Askerler, nizamiye kapısından geçerek kışlaya giriş yaptılar ve görevlerine başladılar.
تَقَدَّمَ الشَّبَابُ إِلَى مَبْنَى مَكْتَبِ التَّجْنِيدِ لِإِكْمَالِ إِجْرَاءَاتِ التَّجْنِيدِ.
Gençler, askerlik işlemlerini tamamlamak için nizamiye binasına başvurdular.
كَانَ الْجُنُودُ الَّذِينَ يَحْرُسُونَ أَمَامَ مَدْخَلِ الثُّكْنَةِ يَتَحَقَّقُونَ مِنَ الْقَادِمِينَ بِعِنَايَةٍ.
Nizamiye önünde nöbet tutan askerler, gelenleri dikkatle kontrol ediyorlardı.