o şekilde

لَيْسَ مِنَ المُمْكِنِ حَلُّ هَذِهِ المُشْكِلَةِ بِهَذِهِ الطَّرِيقَةِ، يَجِبُ أَنْ نُجَرِّبَ طَرِيقَةً أُخْرَى.

Bu sorunu o şekilde çözmek mümkün değil, başka bir yöntem denemeliyiz.

إِذَا اسْتَمْرَيْتَ فِي التَّصَرُّفِ عَلَى هٰذَا النَّحْوِ، فَلَنْ يَرْغَبَ أَحَدٌ فِي أَنْ يَكُونَ صَدِيقَكَ.

O şekilde davranmaya devam edersen, kimse seninle arkadaş olmak istemeyecek.

بَدَلاً مِنَ التَّحَدُّثِ هَكَذَا، يَجِبُ أَنْ تُحَاوِلَ أَنْ تَكُونَ أَكْثَرَ لُطْفًا وَاحْتِرَامًا.

O şekilde konuşmak yerine, daha nazik ve saygılı olmayı denemelisin.

İlişkili Kelimeler