o sırada

فِي ذَلِكَ الْوَقْتِ رَنَّ الْهَاتِفُ وَتَغَيَّرَ كُلُّ شَيْءٍ.

O sırada telefon çaldı ve her şey değişti.

فِي تِلْكَ الْأَثْنَاءِ كُنْتُ أَنَا أَيْضًا هُنَاكَ وَرَأَيْتُ كُلَّ شَيْءٍ.

O sırada ben de oradaydım ve her şeyi gördüm.

İlişkili Kelimeler