obur

إِنَّهُ طِفْلٌ نَهِمٌ لِلْغَايَةِ، لِذَلِكَ فَهُوَ يَأْكُلُ بِاسْتِمْرَارٍ.

Çok obur bir çocuk olduğu için sürekli yemek yiyor.

إِنَّهُ شَرِهٌ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ أَنْهَى كُلَّ شَيْءٍ أَمَامَهُ.

O kadar obur ki, önündeki her şeyi bitirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler