بُؤْرَة — بُؤَر
تَجَمَّعَتْ أَشِعَّةُ الشَّمْسِ فِي بُؤْرَةٍ فِي الْعَدَسَةِ.
Güneş ışınları mercekte bir odakta toplandı.
تَجَمَّعَتْ أَشِعَّةُ الشَّمْسِ فِي بُؤْرَةٍ فِي الْعَدَسَةِ.
Güneş ışınları mercekte bir odakta toplandı.
هَذِهِ الْمَدِينَةُ هِيَ مَرْكَزُ التِّجَارَةِ.
Bu şehir, ticaretin odak noktasıdır.
كَانَ مِحْوَرُ الِاجْتِمَاعِ هُوَ الِاقْتِصَادَ.
Toplantının odak noktası ekonomiydi.