حَاوَلَ فَرِيقُنَا أَنْ يُقَدِّمَ أَدَاءً هُجُومِيًّا طَوَالَ الْمُبَارَاةِ.
Takımımız, maç boyunca ofansif bir oyun sergilemeye çalıştı.
حَاوَلَ فَرِيقُنَا أَنْ يُقَدِّمَ أَدَاءً هُجُومِيًّا طَوَالَ الْمُبَارَاةِ.
Takımımız, maç boyunca ofansif bir oyun sergilemeye çalıştı.
أَزْعَجَتْ كَلِمَاتُهُ الِاسْتِفْزَازِيَّةُ كُلَّ مَنْ فِي الْقَاعَةِ.
Söylediği ofansif sözler, salondaki herkesi rahatsız etti.
انْتَقَدَهُ الْكَثِيرُ مِنَ النَّاسِ بِسَبَبِ سُلُوكِهِ الْعُدْوَانِيِّ.
Ofansif davranışları nedeniyle birçok kişi tarafından eleştirildi.