فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ النَّاسُ يَرْمُونَ سِهَامًا لِلصَّيْدِ.
Eski zamanlarda insanlar avlanmak için ok atarlardı.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ النَّاسُ يَرْمُونَ سِهَامًا لِلصَّيْدِ.
Eski zamanlarda insanlar avlanmak için ok atarlardı.
أَطْلَقَ الرَّامِي سَهْمًا نَحْوَ الْهَدَفِ.
Nişancı hedefe doğru ok attı.
رَمْي السِّهَام، رَمْي النُّشَّاب