بَدَتِ الْبَطِّيخَاتُ ثَقِيلَةَ الْوَزْنِ فِي السُّوقِ لَذِيذَةً لِلْغَايَةِ.
Pazardaki okkalı karpuzlar çok lezzetli görünüyordu.
بَدَتِ الْبَطِّيخَاتُ ثَقِيلَةَ الْوَزْنِ فِي السُّوقِ لَذِيذَةً لِلْغَايَةِ.
Pazardaki okkalı karpuzlar çok lezzetli görünüyordu.
أَسْعَدَ وَالِدِي النَّادِلَ بِتَرْكِ بَقْشِيشٍ كَبِيرٍ.
Babam, okkalı bir bahşiş bırakarak garsonu çok mutlu etti.
تَهْدِفُ الشَّرِكَةُ إِلَى النُّمُوِّ مِنْ خِلَالِ الْقِيَامِ بِاسْتِثْمَارٍ هَامٍّ.
Şirket, okkalı bir yatırım yaparak büyümeyi hedefliyor.
Ayrıca: شَدِيد