بِسَبَبِ اتِّخَاذِ هَذِهِ الْقَرَارَاتِ كَأَمْرٍ وَاقِعٍ، الْكَثِيرُ مِنَ النَّاسِ غَيْرُ رَاضِينَ.
Bu kararlar oldubitti şeklinde alındığı için birçok kişi memnun değil.
بِسَبَبِ اتِّخَاذِ هَذِهِ الْقَرَارَاتِ كَأَمْرٍ وَاقِعٍ، الْكَثِيرُ مِنَ النَّاسِ غَيْرُ رَاضِينَ.
Bu kararlar oldubitti şeklinde alındığı için birçok kişi memnun değil.
وَاجَهْنَا فِي الِاجْتِمَاعِ فَرْضَ أَمْرٍ وَاقِعٍ وَلَمْ تَكُنْ لَدَيْنَا فُرْصَةٌ لِلِاعْتِرَاضِ.
Toplantıda bir oldubitti ile karşılaştık ve itiraz etme fırsatımız olmadı.