كَانَتِ الْمُدَرَّجَاتُ تَهْتِفُ بِصَوْتٍ وَاحِدٍ 'عَاشَ، عَاشَ، عَاشَ!'، كَانَ الْأَمْرُ مُثِيرًا لِلْغَايَةِ.
Tribünler hep bir ağızdan 'Ole, ole, ole!' diye bağırıyordu, çok heyecanlıydı.
كَانَتِ الْمُدَرَّجَاتُ تَهْتِفُ بِصَوْتٍ وَاحِدٍ 'عَاشَ، عَاشَ، عَاشَ!'، كَانَ الْأَمْرُ مُثِيرًا لِلْغَايَةِ.
Tribünler hep bir ağızdan 'Ole, ole, ole!' diye bağırıyordu, çok heyecanlıydı.
فِي الثَّقَافَةِ الْإِسْبَانِيَّةِ، 'عَاشَ!' هُوَ تَعْبِيرٌ عَنِ الْحَمَاسِ وَالدَّعْمِ.
İspanyol kültüründe 'Ole!' bir coşku ve destek ifadesidir.