لِكَيْ تَنْجَحَ، فَإِنَّ الْعَمَلَ الْجَادَّ ضَرُورِيٌّ.
Başarılı olmak için çok çalışmak olmazsa olmazdır.
لِكَيْ تَنْجَحَ، فَإِنَّ الْعَمَلَ الْجَادَّ ضَرُورِيٌّ.
Başarılı olmak için çok çalışmak olmazsa olmazdır.
الْمَاءُ حَاجَةٌ لَا غِنَى عَنْهَا لِلْحَيَاةِ.
Su, yaşam için olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır.
التَّعْلِيمُ أَسَاسِيٌّ لِتَنْمِيَةِ الْمُجْتَمَعِ.
Eğitim, toplumun gelişimi için olmazsa olmazdır.
ضَرُورَة لَا بُدَّ مِنْهَا