onarmak

يَجِبُ أَنْ نُصْلِحَ الثَّلَّاجَةَ الْمُعَطَّلَةَ عَلَى الْفَوْرِ.

Bozulan buzdolabını hemen onarmak gerekiyor.

أَنْفَقُوا الْكَثِيرَ مِنَ الْمَالِ لِتَرْمِيمِ الْمَنْزِلِ الْقَدِيمِ.

Eski evi restore etmek için çok para harcadılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler