تَأَخَّرْنَا بِسَبَبِهِ عَنِ الاجْتِمَاعِ.
Ondan dolayı toplantıya geç kaldık.
تَأَخَّرْنَا بِسَبَبِهِ عَنِ الاجْتِمَاعِ.
Ondan dolayı toplantıya geç kaldık.
هَذِهِ الْهَدِيَّةُ جَاءَتْ مِنْ طَرَفِهِ، أَنَا سَعِيدٌ جِدًّا.
Bu hediye ondan geldi, çok sevindim.
اشْتَرَيْتُ التُّفَّاحَ وَأَكَلْتُ مِنْهُ كَثِيرًا.
Elmayı aldım ve ondan çok yedim.