onursuz

مِنْ خِلَالِ إِظْهَارِ سُلُوكٍ عَدِيمِ الشَّرَفِ، تَخَلَّى عَنْ أَصْدِقَائِهِ وَتَلَقَّى رَدَّ فِعْلٍ عَنِيفٍ.

Onursuz bir davranış sergileyerek, arkadaşlarını yüzüstü bıraktı ve büyük tepki topladı.

رَفَضَ عَرْضًا لَا أَخْلَاقِيًّا وَالْتَزَمَ بِمَبَادِئِهِ، وَكَانَ هَذَا يَسْتَحِقُّ الثَّنَاءَ.

Onursuz bir teklifi reddetti ve prensiplerine bağlı kaldı, bu takdire şayandı.

مِنْ خِلَالِ الْكَذِبِ بِطَرِيقَةٍ حَقِيرَةٍ، حَاوَلَ خِدَاعَ الْآخَرِينَ، وَهَذَا غَيْرُ مَقْبُولٍ.

Onursuz bir şekilde yalan söyleyerek, başkalarını kandırmaya çalıştı, bu kabul edilemez.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler