oracık

وَضَعْتُ المِفْتَاحَ هُنَاكَ تَمَامًا.

Anahtarı oracığa koydum.

جَلَسْنَا فِي ذَلِكَ الْمَكَانِ وَشَاهَدْنَا الْبَحْرَ لِسَاعَاتٍ.

Oracıkta oturup saatlerce denizi izledik.

İlişkili Kelimeler