الفَرْقُ بَيْنَ الحَجْمَيْنِ غَيْرُ مُتَنَاسِبٍ.
İki boyut arasındaki fark orantısız.
الفَرْقُ بَيْنَ الحَجْمَيْنِ غَيْرُ مُتَنَاسِبٍ.
İki boyut arasındaki fark orantısız.
عَدَمُ التَّكَافُؤِ فِي تَوْزِيعِ الدَّخْلِ يُمَثِّلُ مُشْكِلَةً كَبِيرَةً.
Gelir dağılımındaki orantısızlık büyük bir sorun.
يُؤَثِّرُ عَدَمُ التَّوَازُنِ فِي التَّغْذِيَةِ سَلْبًا عَلَى الصِّحَّةِ.
Beslenmedeki orantısızlık sağlığı olumsuz etkiler.