organize

لِأَنَّهُ شَخْصٌ مُنَظَّمٌ لِلْغَايَةِ، يُنْهِي كُلَّ عَمَلِهِ فِي الوَقْتِ المُحَدَّدِ.

Çok organize bir insan olduğu için her işi zamanında bitirir.

يُحَافِظُ عَلَى مَكْتَبِهِ دَائِمًا مُرَتَّبًا وَمُنَظَّمًا لِلْغَايَةِ.

Ofisi her zaman çok organize ve düzenli tutar.

هَذِهِ الرِّحْلَةُ مُعَدَّة بِشَكْلٍ جَيِّدٍ لِلْغَايَةِ، كُلُّ شَيْءٍ تَمَّ التَّفْكِيرُ فِيهِ.

Bu gezi çok iyi organize edilmiş, her şey düşünülmüş.