تَشْتَهِرُ هَذِهِ المِنْطَقَةُ بِمَنَاطِقِهَا المُشَجَّرَةِ وَجَمَالِهَا الطَّبِيعِيِّ.
Bu bölge, ormanlık alanları ve doğal güzellikleriyle ünlüdür.
تَشْتَهِرُ هَذِهِ المِنْطَقَةُ بِمَنَاطِقِهَا المُشَجَّرَةِ وَجَمَالِهَا الطَّبِيعِيِّ.
Bu bölge, ormanlık alanları ve doğal güzellikleriyle ünlüdür.
المَشْيُ فِي الأَرَاضِي الغَابَوِيَّةِ مُمْتِعٌ لِلْغَايَةِ وَمُرِيحٌ.
Ormanlık arazide yürüyüş yapmak çok keyifli ve dinlendirici.
خَارِجَ الْمَدِينَةِ، وَجَدْنَا كُوخًا صَغِيرًا عَلَى تَلٍّ كَثِيرِ الْأَشْجَارِ.
Şehrin dışında, ormanlık bir tepede küçük bir kulübe bulduk.
حَرَجَة، غَابِيّ، غَيْضَة