ortada

كَانَتِ الطَّاوِلَةُ فِي الْمُنْتَصَفِ وَحَوْلَهَا كَرَاسِيُّ.

Masa ortada duruyordu ve etrafında sandalyeler vardı.

الْمُبَارَاةُ لَا تَزَالُ غَيْرَ مَحْسُومَةٍ، لَيْسَ مِنَ الْوَاضِحِ مَنْ سَيَفُوزُ.

Maç hâlâ ortada, kimin kazanacağı belli değil.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler