أَسَّسَ رُوَّادُ الْأَعْمَالِ شَرَاكَةً لِإِنْشَاءِ شَرِكَةِ تِكْنُولُوجْيَا جَدِيدَةٍ.
Girişimciler, yeni bir teknoloji şirketi kurmak için ortaklık kurdular.
أَسَّسَ رُوَّادُ الْأَعْمَالِ شَرَاكَةً لِإِنْشَاءِ شَرِكَةِ تِكْنُولُوجْيَا جَدِيدَةٍ.
Girişimciler, yeni bir teknoloji şirketi kurmak için ortaklık kurdular.
أَقَامَ الْبَلَدَانِ شَرَاكَةً بِهَدَفِ تَطْوِيرِ الْعَلَاقَاتِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.
İki ülke, ekonomik ilişkilerini geliştirmek amacıyla ortaklık kurdu.
الدُّخُولُ فِي شَرَاكَةٍ