ortaya koymak

أَظْهَرَ الْعُلَمَاءُ نَتَائِجَ مُهِمَّةً مِنْ خِلَالِ أَبْحَاثِهِمْ.

Bilim insanları, araştırmalarıyla önemli sonuçlar ortaya koydular.

أَنْتَجَ الْمَصْنَعُ هَذَا الْعَامَ عَدَدًا قِيَاسِيًّا مِنَ الْمُنْتَجَاتِ.

Fabrika, bu yıl rekor sayıda ürün ortaya koydu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler