otel

فُنْدُق — فَنَادِق

الْإِقَامَةُ فِي فُنْدُقٍ فِي وَسَطِ الْمَدِينَةِ تُسَهِّلُ الْوُصُولَ إِلَى الْأَمَاكِنِ السِّيَاحِيَّةِ.

Şehir merkezindeki otelde konaklamak, turistik yerlere ulaşımı kolaylaştırır.

نُزْل — أَنْزَال

نَامَ أَبِي وَأُمِّي فِي نُزْلٍ صَغِيرٍ قَرِيبٍ مِنَ الْبَحْرِ لِأَنَّهُ كَانَ رَخِيصًا.

Annem ve babam ucuz olduğu için denize yakın küçük bir otelde kaldı.

İlişkili Kelimeler