otomatik olarak

يَقُومُ الكُمْبْيُوتَرُ بِتَثْبِيتِ التَّحْدِيثَاتِ تِلْقَائِيًّا.

Bilgisayar, güncellemeleri otomatik olarak yüklüyor.

يُفْتَحُ الْبَابُ بِشَكْلٍ آلِيٍّ بِفَضْلِ الْمُسْتَشْعِرِ.

Kapı, sensör sayesinde otomatik olarak açılıyor.

يَقُومُ الْبَرْنَامَجُ بِعَمَلِ نُسْخَةٍ احْتِيَاطِيَّةٍ مِنَ الْبَيَانَاتِ بِصُورَةٍ ذَاتِيَّةٍ.

Program, verileri otomatik olarak yedekliyor.