otopark

مَوْقِفُ سَيَّارَاتٍ — مواقف سيارات

يُصْبِحُ مَوْقِفُ سَيَّارَاتِ المَرْكَزِ التِّجَارِيِّ مُزْدَحِمًا لِلْغَايَةِ فِي عُطَلَاتِ نِهَايَةِ الأُسْبُوعِ.

Alışveriş merkezinin otoparkı hafta sonları çok kalabalık oluyor.

يُوجَدُ مَرْآبٌ مُغْلَقٌ تَحْتَ الْمَبْنَى.

Binanın altında kapalı bir otopark bulunmaktadır.

سَاحَةُ انْتِظَارٍ — ساحات انتظار

تَتَوَفَّرُ سَاحَةُ انْتِظَارٍ وَاسِعَةٌ بِالْقُرْبِ مِنْ مِنْطَقَةِ الْحَفْلِ.

Konser alanının yakınında geniş bir otopark alanı mevcuttur.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler