oturacak

مَقْعَد — مَقَاعِد

كَانَ عَلَيْنَا أَنْ نَسِيرَ قَلِيلًا لِنَجِدَ مَقْعَدًا لِلْجُلُوسِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Parkta oturacak bir yer bulmak için biraz yürümemiz gerekti.

كَانَتْ أَمَاكِنُ الْجُلُوسِ فِي الْحَفْلِ مُرَقَّمَةً، لِذَلِكَ لَمْ يَكُنْ هُنَاكَ دَاعٍ لِلذَّهَابِ مُبَكِّرًا.

Konserde oturacak yerler numaralıydı, bu yüzden erkenden gitmeye gerek yoktu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler