oturmak

أَرَدْتُ أَنْ أَجْلِسَ عَلَى المَقْعَدِ لِأَنَّنِي كُنْتُ مُتْعَبًا.

Yorgun olduğum için bankta oturmak istedim.

تُقِيمُ عَائِلَتِي فِي هَذِهِ المَدِينَةِ مُنْذُ سَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ.

Ailem uzun yıllardır bu şehirde oturuyor.

نَحْنُ نَسْكُنُ فِي هَذَا المَنْزِلِ مُنْذُ أَنْ تَزَوَّجْنَا قَبْلَ عَشْرِ سَنَوَاتٍ.

On yıl önce evlendiğimizden beri bu evde oturuyoruz.

Ayrıca: قَعَدَ، اِسْتَقَرَّ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler