اِسْتَغْرَقَ تَثْبِيتُ الآلَةِ فِي مَكَانِهَا بَعْضَ الوَقْتِ.
Makineyi yerine oturtma işlemi biraz zaman aldı.
اِسْتَغْرَقَ تَثْبِيتُ الآلَةِ فِي مَكَانِهَا بَعْضَ الوَقْتِ.
Makineyi yerine oturtma işlemi biraz zaman aldı.
أَعْجَبَنِي جِدًّا طَرِيقَةُ وَضْعِكَ المَزْهَرِيَّةَ عَلَى الطَّاوِلَةِ.
Vazoyu masaya oturtma şeklin çok hoşuma gitti.
أَعَدَّتْ أُمِّي اليَوْمَ أَكْلَةَ بَاذِنْجَانٍ بِاللَّحْمِ لِتَنَاوُلِهَا عَلَى العَشَاءِ.
Annem bugün akşam yemeği için patlıcan oturtma yaptı.
إِجْلَاس، إِقْعَاد