oturtulmak

يَجِبُ تَثْبِيتُ الآلَةِ الجَدِيدَةِ فِي مَكَانِهَا بِعِنَايَةٍ.

Yeni makine, yerine dikkatlice oturtulmak zorunda.

أُرِيدَ وَضْعُ المَزْهَرِيَّةِ بِعِنَايَةٍ فِي مُنْتَصَفِ الطَّاوِلَةِ.

Vazo, masanın ortasına özenle oturtulmak istendi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler