oturuşmak

قَرَّرْنَا الذَّهَابَ إِلَى البَحْرِ عِنْدَمَا اسْتَقَرَّ الطَّقْسُ.

Hava oturuşunca denize girmeye karar verdik.

بَدَأْنَا نَتَحَدَّثُ عِنْدَمَا سَكَنَتِ الأَجْوَاءُ.

Ortam oturuşunca konuşmaya başladık.

İlişkili Kelimeler