oturulmak

مِنَ المُمْكِنِ الجُلُوسُ بِشَكْلٍ مُرِيحٍ عَلَى هَذَا الكُرْسِيِّ.

Bu koltukta rahatça oturulmak mümkün.

هَذَا البَيْتُ قَدِيمٌ وَلَا يُسْكَنُ فِي الشِّتَاءِ.

Bu ev eski ve kışın oturulmaz.

İlişkili Kelimeler