ovmak

فَرَكْتُ يَدَيَّ مَعًا لِتَدْفِئَتِهِمَا.

Ellerimi ısıtmak için birbirine ovdum.

دَلَكَتْ أُمِّي ظَهْرِي بِالصَّابُونِ.

Annem sırtımı sabunla ovdu.

كَانَ عَلَيَّ أَنْ أُنَظِّفَ السَّجَّادَةَ بِقُوَّةٍ لِإِزَالَةِ الْبُقْعَةِ.

Lekeyi çıkarmak için halıyı sertçe ovmam gerekti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler