ovuşturmak

اضْطُرَّ إِلَى فَرْكِ يَدَيْهِ بِسُرْعَةٍ بِبَعْضِهِمَا الْبَعْضِ لِتَدْفِئَتِهِمَا.

Ellerini ısıtmak için hızlıca birbirine ovuşturmak zorunda kaldı.

دَلَكَ عَضَلَاتِهِ الْمُؤْلِمَةَ بِبَعْضِ الْكْرِيمِ لِتَخْفِيفِ الْأَلَمِ.

Ağrıyan kaslarını rahatlatmak için biraz kremle ovuşturdu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler