oyalanmak

تَسَلَّى الْأَطْفَالُ بِشَكْلٍ جَيِّدٍ فِي الْحَدِيقَةِ وَهُمْ يَلْعَبُونَ الْأَلْعَابَ.

Çocuklar bahçede oyunlar oynayarak güzelce oyalandılar.

قَضَيْتُ وَقْتًا فِي الْمَطَارِ أَثْنَاءَ انْتِظَارِ مَوْعِدِ إِقْلَاعِ الطَّائِرَةِ.

Havaalanında uçağın kalkış saatini beklerken oyalandım.

تَأَخَّرْنَا قَلِيلًا بِسَبَبِ حَرَكَةِ الْمُرُورِ فِي الطَّرِيقِ.

Yolda trafik nedeniyle biraz oyalandık.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler