oyun

اسْتَمْتَعَ الْأَطْفَالُ كَثِيرًا بِاللَّعِبِ بِأَلْعَابٍ مُخْتَلِفَةٍ فِي الْحَدِيقَةِ.

Çocuklar bahçede farklı oyunlar oynayarak çok eğlendiler.

سَتُعْرَضُ مَسْرَحِيَّةٌ جَدِيدَةٌ فِي الْمَسْرَحِ الْبَلَدِيِّ هَذَا الْمَسَاءَ.

Bu akşam şehir tiyatrosunda yeni bir oyun sahnelenecek.

حِيلَة — حِيَل

كَانَتْ حِيلَتُهُ مَكْشُوفَةً لِلْجَمِيعِ.

Onun oyunu herkes tarafından biliniyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler